Güçlü bir marka, logo ya da renk seçiminden ibaret değildir; kime, ne vaat ettiğinizin ve bunu her temas noktasında aynı dille anlatmanın toplamıdır. Aşağıdaki beş kural, marka kimliğini rastlantıya bırakmadan kurmanın çerçevesidir.
1. Net konumlandırma
Konumlandırma tek cümlede yanıtlanır: kime, hangi ihtiyaç için, rakiplerden farklı olarak ne sunuyorsunuz? Bu cümle net değilse tüm iletişim bulanıklaşır. Herkese hitap etmeye çalışan marka kimseye hitap edemez.
Konumlandırmayı hedef kitlenin diliyle, iç jargondan arınmış biçimde yazın ve tüm ekiple aynı cümleyi paylaşın.
2. Tutarlı ses ve 3. güçlü görsel dil
Markanın bir konuşma karakteri olmalı: resmi mi samimi mi, iddialı mı sakin mi? Bu ton e-postada, sosyal medyada ve reklam metninde aynı hissettirmeli.
Görsel dil; logo, renk paleti, tipografi, fotoğraf üslubu ve düzen kurallarından oluşur. Amaç, kullanıcının markayı ismini görmeden tanıyabilmesidir.
- Ton rehberi: nasıl konuşuruz, nasıl konuşmayız
- Renk, tipografi ve boşluk kuralları belgelenmiş olmalı
- Fotoğraf ve görsel üslubu için örnek kütüphane
4. Hikâye ve 5. süreklilik
İnsanlar ürünü değil, ürünün anlattığı hikâyeyi hatırlar. Markanın neden var olduğunu, hangi problemi çözdüğünü sade bir anlatıya oturtun.
Son kural en zoru: süreklilik. Kısa vadeli trendlere savrulmak yerine aynı konumlandırmayı, aynı sesi ve aynı görsel dili yıllarca tutarlı biçimde uygulamak marka kurar.
Öne çıkanlar
- Konumlandırma tek cümlede net olmalı
- Ton ve görsel dil her kanalda aynı karakteri taşımalı
- Ürünü değil hikâyeyi hatırlarlar
- Marka, tutarlılığın zamanla birikmesiyle oluşur
Bu konuda yardım mı lazım?